Quick Access





Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


Summary


KÖSEDAĞ SAVAŞI SONRASINDA MOĞOL İSTİLÂSINA KARŞI KARAMANOĞULLARI’NIN ÖNDERLİK ETTİĞİ İSTİKLÂL HAREKETLERİNİN SONUÇSUZ KALMASINDA İRANLI UNSURUN ROLÜ
Kösedağ Bozgunu, Türkiye Selçuklu Devleti’ni inhitata götüren ve Türk halkını siyasî, ekonomik ve kültürel bakımdan derinden etkileyen büyük bir istilâ felâketinin başlangıcı olmuştur. Savaş sonrasında Moğol ordusunun çiğneyip geçtiği, sadece Anadolu’nun Kayseri’ye kadar uzanan toprakları değil, aynı zamanda Selçuklu hükümdarının haysiyet ve itibarıdır. Bu sırada Selçuklu Devleti veziri olan İran asıllı (Deylemli) Mühezzibüddin Ali, kendisini savaş meydanına hiç uğramadan kaçan Selçuklu hükümdarı II. Gıyâseddin Keyhüsrev’in, meydana getirdiği boşluğu doldurmakla vazifelendirmiştir. O, hiçbir talimat almaksızın belki de bu talihsiz istilânın ortaya çıkaracağı ağır sonuçları zamanında engelleyebilme niyetiyle Moğol ordusunun ardından düşman kumandanının karargâhı olan Mugan’a kadar gitmiş ve Selçuklu sultanı adına Baycu Noyan ile barış görüşmeleri yapmıştır. Bu görüşmeler sonrasında gerçekten de bir barış sağlanmış ancak, Türkiye Selçuklu Devleti, Moğollar’a tâbi (il) ve haraçgüzâr olmuştur. Moğollar için Kösedağ zaferi kadar kolay elde edilen bu barış, Selçuklu Devleti’ni felâkete götürürken başlangıçtan beri devlet bürokrasisini ellerinde tutan ve Moğol istilâsından sonra gelenlerle sayıları bir hayli artan İranlı unsurun gücüne güç katmıştır. Artık Selçuklu hükümdarları, hem Moğollar’ın hem de onların sayesinde makam ve mevkiini koruyan ve hattâ bazen Selçuklu hükümdarından bile muteber kabul edilen İranlı bürokratların kuklası haline gelmişlerdir. Mühezzibüddin Ali’nin dönüşünün hemen sonrasında barış görüşmeleri sırasında tayin edilen yıllık vergi ve sair yükümlülükler Moğol elçileri ile görüşülürken Selçuklu idarecilerinin telaşı yine sona ermedi. Mağlup sultan, savaş meydanındaki basiretsizliğini bu defa civar devletlerle ittifak kurma gibi faydasız savunma çareleri arayarak örtmeye çalışıyordu. Bir yandan da İranlı Naib Şemseddin İsfahanî’yi beraberinde kıymetli hediyelerle doğrudan Batu Han’a gönderdi. İsfahanî, Mühezzibüddin Ali’nin başlattığı işi pekiştirmiş, Selçuklu sultanına Baycu ile yapılan anlaşmayı tasdik eden bir yarlık ile çeşitli hediyeler getirmişti. Böylelikle Selçuklu Devleti’nin Moğollar’a tâbiyeti resmî ve hukukî bir mahiyet kazanmış oldu. Ancak Şemseddin İsfahanî, yalnızca bunları yapmakla kalmadı Selçuklu ülkesine dönerken, yanında Batu Han’ın kendisine verdiği “Nizâmü’l-Mülk” unvanı ile “Anadolu’da kendi adına hüküm verme yetkisini verdiğini gösteren bir yarlık” da getirmişti. Döner dönmez çoktan ölmüş olan Mühezzibüddin Ali’den boşalan vezaret makamına oturdu. Bu hırslı İranlı bürokratın, 1249 yılında ölümünden sonra yerini Mühezzibüddin Ali’nin oğlu Muineddin Pervane aldı. Pervane, Moğol istilâsının nimetlerinden en çok faydalanan kişi olduğu gibi, Moğollara karşı Karamanoğulları’nın başlattığı istiklâl hareketlerinin merhametsizce boğulup, sonuçsuz kalmasında da önemli bir rol oynadı.

Keywords
Selçuklular, Moğol İstilâsı, İranlı bürokratlar, Karamanoğulları, Türkmenler.

Advanced Search


Announcements

    Volume 10

    Our regular volume 10 - APRİL  2018 - is now avaliable. We would like to thank all the contributors.



Address :Südstraße 28, 59227 Ahlen/Germany
Telephone :0 23 82/961 86 01 Fax :
Email :

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri